Analiz,  Genel,  Türk Dünyası

KAZAKİSTAN’DA YENİ SÜRECİN İLK ADIMI: NAZABAYEV’İN “İSTİFASI”

SSCB’nin yıkılışının ardından Kafkasya ve kadim Türkistan’da bağımsızlıklarını kazanan Türk Cumhuriyetleri çeyrek asrı aşan devlet tecrübesi ile geleceğe emin adımlarla ilerliyorlar. Bu devletler arasında yıldızı en parlayan ülke olarak işaret edilen Kazakistan, her alandaki yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Bağımsızlıktan bu yana devlet başkanlığı görevini yürüten Nursultan Nazarbayev’in ortaya koymuş olduğu politikalar sayesinde, Kazakistan, bölgesinde ve dünyada meydana gelen siyasi çalkantıların ve krizlerin doğrudan muhatabı olmadan, önceden belirlemiş olduğu hedeflere birbir ulaşarak çeyrek asrı geride bırakmış güçlü bir ülke durumunda. Uluslararası alanda kurduğu dengeli ilişkiler ve üst üste gerçekleştirdiği ekonomik hamlelerle ülkesinin refah seviyesini de zirveye taşıyan Nazarbayev, başta Rusya olmak üzere bölgesindeki birçok devletin uyguladığı “güçlü başkanlık modelini” de elinin tersiyle iterek, bunun yerine parlementer sistemi ön planda tutmayı daha doğru bulan bir lider olarak önümüzdeki yıllarda adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Geçtiğimiz yıl birçok önemli yetkisini parlementoya devreden Nazarbayev, 19 Mart 2019 itibariyle de 28 yıldır bilfiil sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Kazak lider bu açıklamasıyla Türk Cumhuriyetleri arasında yaşarken görevi bırakan ilk lider olarak tarihe geçti. (Daha önce Türkmenistan devlet başkanı Sapar Murat Türkmenbaşı Meclis’in kendisine verdiği ömür boyu başkanlık yetkisinden feragat ederek çok adaylı bir seçim için karar almış, ancak kendisinin bu seçimde aday olup olmayacağı sorularını yanıtsız bırakmıştı. Bilindiği gibi Türkmenbaşı, ilan ettiği seçim tarihinden evvel henüz görevi başında iken vefat etmişti.)
Peki ülkesini yeni baştan kuran, sıfırdan modern bir başkent inşaa eden, ülke ekonomisini 15 kat büyüten, yoksulluğu 10 kat azaltan, Kazakistan’ı bir sanayi merkezi yapma yolunda ciddi adımlar atan, Türk Dünyasının birlikteliği adına çok önemli çalışmalar yürüten Nazarbayev’in görevini bırakmasının ardındaki sebepler nedir ve ülkeyi yeni dönemde nasıl bir süreç beklemektedir?

Nazarbayev Sonrası Kazakistan

Demokrasi konusunda tecrübe eksikliği olan pek çok ülkede kurucu liderlerin vefatının ardından ortaya çıkan siyasi kaoslar o ülke için verilmesi en zor sınavların başında gelmektedir. Türkistan gibi zor bir coğrafyada bağımsızlık kazanmaktan daha zor olanı bağımsızlığınızı her alanda kuvvetlendirerek muhattaplarInızın karşısında sağlam bir şekilde durabilmektir. Nazarbayev, Rusya, Çin ve ABD başta olmak üzere dünya ülkeleriyle kurduğu ikili ilişkilerle birini diğerine tercih etmeyen ve dost ararken düşman kazanmayan bir politika anlayışıyla ülkesindeki iktisadi kalkınmayı sağlarken, diğer yandan da milli ve manevi değerlere gösterdiği ehemmiyetle toplumdaki sosyal ve kültürel dokuyu yeniden inşaa etmeyi başarmış geleneklerine bağlı bir liderdir. Zira her fırsatta bu noktaya değinmekte ve gençlere köklerini unutmamaları gerektiği konusunda nasihatlerde bulunmaktadır. Kısa süre önce “ekonomik hedefleri tutturamadığı” gerekçesiyle hükümetin istifasını alan Nazarbayev, Cumhurbaşkanlığı görevini bıraksa da Nur Otan Partisinin ve Güvenlik Konseyinin başkanlığı ile Anayasa Konseyi üyeliği görevlerine devam edeceğini söyleyerek ülke yönetiminde bundan sonra da var olacağını açıkça ifade etmiş oldu. Nazarbayev’in görevi bırakması üzerine yapılacak en akılcı yorum ülkeye kendi eliyle demokratik bir deneyim kazandırmak olarak ifade edilebilir. Nazarbayev bu sayede vefatından sonra yaşanabilecek siyasi kaosun ve ülkesi üzerindeki çeşitli ayak oyunlarının da önüne geçmeyi hedeflemektedir. Kuruluşundan bu yana bir baba şefkatiyle, hassas dengeler güderek bugünlere getirdiği ülkesini yarınlara hazırlamak, öngördüğü tehlikeleri bertaraf edecek adımları şimdiden atmak şüphesiz ki Nazarbayev’in liderlik anlayışının ve ferasetinin bir tezahürü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkeyi seçimlere kadar Cumhurbaşkanı olarak yönetecek olan senato başkanı Kasım Cömert Tokayev ise yemin ederek görevine başladı. Tokayev’den boşalan Senato Başkanlığı görevine ise Nazarbayev’in kızı Dariga getirildi. Tokayev uzun yıllardır Nazarbayev’in en yakınındaki isimlerin başında gelen seçkin bir diplomat olarak biliniyor. Birçok yabancı dile hakim olan Tokayev, ülkenin kuruluşundan bu yana Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Senato Başkanlığı gibi ciddi görevleri üstlenmesinin yanı sıra BM Genel Sekreter Yardımcılığı da dahil olmak üzere Şangay İşbirliği Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu, BM Silahsızlanma Komisyonu gibi pek çok uluslararası çalışmada da imzası bulunan dolayısıyla dünyadaki gelişmeleri en az Nazarbayev kadar takip eden bir isim olarak değerlendiriliyor. Yine Nazarbayev’in büyük önem verdiği alfabe değişikliği konusu da Tokayev’in masasında bulunan en önemli konuların başında geliyor. Cumhurbaşkanlığı görevini aldığı törende konuşan Tokayev, Nazarbayev’in devam edeceği görevleri hatırlatıp “stratejik önem taşıyan konularda Nazarbayev’in fikirlerinin öncelikli olacağını” ifade etti. Başkentin isminin Nazarbayev yapılması, her şehrin ana caddesine Nazarbayev isminin verilmesi, Nazarbayev’e “onurlu senatör” görevinin verilmesi için de teklifte bulundu. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın ilk yetkilerini de kullanan Tokayev bu kapsamda Nazarbayev’e “Halk Kahramanı” ünvanı ile “Altın Yıldız” özel simgesi takdim etti. Seçimlerde kimlerin aday olacağı, Nur Otan Partisine ciddi bir rakip çıkıp çıkmayacağı konusu henüz belirsizliğini korurken, Tokayev’in bu güne kadar aldığı görevleri başarıyla sürdüren bir isim olması ve Nazarbayev’in kendisini Cumhurbaşkanlığı görevi için uygun görmesi gelecek dönemde Tokayev’in elini güçlendireceğe benziyor. Sonuç olarak, Nazarbayev’in istifası ülke için bir kayıp olmaktan ziyade kazanca dönüştürülebilecek çok önemli bir hamledir. Bu hamle Nazarbayev’in Kazakistan için ortaya koymuş olduğu vizyoner hedefler arasında çok önceden planlanmış ve bugün itibariyle atılmış bir adım olarak değerlendirmeli, Türk Dünyası için yeri doldurulması çok güç olan Nazarbayev’in bilgi ve tecrübelerinden sadece Kazakistan değil bütün Türklük alemi azami ölçüde istifade etmelidir.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir